Kızıllığında kaybettim gök’ün mavisini
Siyaha bıraktım gün ışığını
Yalın ayak koşuyorum rüyalarıma
Uçurumlara asıyorum göz/yaşları mı
Ben seni özledim gelmeyen çocukluğum
Düşlerim yanık
Hayâllerim küflü
Gözlerim nemli
Ben seni özlüyorum
Masallara yürüyorum yokluğunda
Çakıl taşlarını ezip geçiyorum yüreğimden
Kulağıma asılmış geçmişin sesleri
Mırıldanıyor dilim sessizce bulutlara
Ben seni özlüyorum
Masallar yitik
Çakıl taşları kanlı
Kulağım sağır
Ben seni özlüyorum
Gözlerin saklı kaldı yüzümde
Yüreğimde halâ gözlerinin sisi
Elini uzatıyorsun tutamayıp yatağıma düşüyorum
Ellerimde sıcak ellerin, ruhun yaşıyor bedenimde
Ben seni özlüyorum içimde yeşeren çocukluğum...
Düşlerim yandı ay’ın teninde
Yıldızlar okşadı gecenin mührünü ellerinle
Kirli gülüşüm aydınlandı yitik sabahlarımda
Ben seni özledim içimdeki susmak bilmeyen çığlığım
Ben seni özlüyorum bir türkü çocukluğum